Kritik Uyarılar
- Kabir azabından korunmak için Kur'an ve Sünnet'e uygun bir yaşam sürmek, farz ibadetleri yerine getirmek ve günahlardan kaçınmak önemlidir. Hurafe ve bid'atlardan uzak durulmalıdır.
Mezhep Görüşleri
Ehl-i Sünnet
Hüküm: Haktır
Ehl-i Sünnet inancına göre, kabir azabı haktır ve Kur'an ve Sünnet ile sabittir. Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur.
Hz. Osman'ın Kabristan Ziyareti
"Hz. Osman (r.a), bir kabristana vardığında öyle çok ağlardı ki, sakalı ıslanırdı. Kendisine, 'Cennet ve cehennemden bahsedildiğinde ağlamıyorsun da, bundan dolayı mı ağlıyorsun?' dediler. Şöyle cevap verdi: 'Ben Resulullah (s.a.v)'den işittim: 'Kabir, ahiret menzillerinin ilkidir. Kişi ondan kurtulursa, sonrası daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa, sonrası daha zordur.' Yine Resulullah (s.a.v)'den işittim: 'Ben kabirden daha korkunç bir manzara görmedim.'"
kabir azabı Cübbeli Hakkında Hüküm:
Kabir azabı, İslam inancında önemli bir yer tutar. Ölümden sonra başlayıp kıyamete kadar devam eden berzah aleminde, insanların amellerine göre farklı şekillerde azap görmesi veya nimetlere nail olmasıdır. Kabir azabının varlığı Kur'an-ı Kerim'de işaretlerle ve hadis-i şeriflerde açıkça belirtilmiştir.
- Münker ve Nekir Sorgusu: İnsanlar kabre konulduktan sonra Münker ve Nekir adlı iki melek tarafından sorguya çekilirler. Bu sorguda, 'Rabbin kimdir? Peygamberin kimdir? Dinin nedir?' gibi sorular sorulur. İman ve güzel amel sahipleri bu sorulara doğru cevap verirlerken, inkarcılar ve günahkarlar cevap vermekte zorlanırlar.
- Kabir Azabından Kurtuluş Yolları: Büyük alim Ebu'l-Leys Semerkandi Hazretleri, kabir azabından kurtaran dört ameli şöyle sıralar: Namaz kılmak, sadaka vermek, Kur'an okumak.
Kabir azabının mahiyeti ve detayları gayb alemiyle ilgili olduğu için, kesin olarak bilinemez. Ancak, Kur'an ve Sünnet'te belirtilen işaretler ve açıklamalar doğrultusunda, bu konuda bilgi sahibi olmak ve ona göre hazırlık yapmak önemlidir.