Mezhep Görüşleri
Hanefi Mezhebi
Hüküm: Kadının mehr hakkı tam olarak korunur ve iddet nafakası ödenir.
Hanefi mezhebine göre, boşanma durumunda kadının mehr hakkı eksiksiz olarak ödenmelidir. Ayrıca, iddet süresi boyunca kadına nafaka verilmesi zorunludur. Çocukların velayeti konusunda ise annenin belirli bir yaşa kadar önceliği vardır.
Şafii Mezhebi
Hüküm: Mehir ve iddet nafakası Şafii mezhebinde de kadının hakkıdır.
Şafii mezhebine göre de mehrin ödenmesi ve iddet nafakası kadının hakkıdır. Ancak, velayet konusunda annenin hakkı belirli bir yaşa kadar devam eder ve daha sonra babaya geçebilir. Müşterek malların paylaşımı konusunda ise farklı uygulamalar bulunmaktadır.
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Boşanma ve Kadın Hakları Konusundaki Hassasiyeti
"Asr-ı Saadet'te bir kadın, eşinden şiddet gördüğü için Hz. Peygamber'e (s.a.v.) başvurmuştu. Hz. Peygamber (s.a.v.) kadını dinledikten sonra, eşine nasihat etmiş ve eğer şiddet devam ederse boşanmalarına izin vermiştir. Bu olay, İslam'ın kadın haklarına verdiği önemi ve boşanma durumunda kadının korunması gerektiğini göstermektedir."
boşanmada kadının Hakkı Hakkında Hüküm:
İslam hukukunda boşanma durumunda kadının çeşitli hakları bulunmaktadır. Bu haklar, kadının boşanma sürecinde ve sonrasında mağdur olmaması için önemlidir:
- Mehir: Evlilik sırasında belirlenen mehrin tamamı kadının hakkıdır. Eğer mehir henüz ödenmemişse, boşanma ile birlikte muaccel hale gelir ve ödenmesi gerekir.
- İddet Nafakası: Boşanma sonrasında kadın, iddet süresi boyunca (genellikle üç ay) nafaka alma hakkına sahiptir. Bu nafaka, kadının geçimini sağlamaya yöneliktir.
- Çocukların Velayeti: Çocukların velayeti konusunda İslam hukukunda farklı görüşler bulunmaktadır. Genellikle küçük çocukların velayeti anneye verilirken, belirli bir yaştan sonra babaya geçebilir. Velayet, çocuğun bakımını, eğitimini ve yetiştirilmesini kapsar.
- Müşterek Malların Paylaşımı: Evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımı konusunda İslam hukukunda farklı uygulamalar bulunmaktadır. Bazı İslam ülkelerinde, evlilik birliği içinde edinilen malların eşit olarak paylaşılması veya kadının katkısı oranında pay alması öngörülmektedir.
Bu haklar, kadının boşanma sürecinde ve sonrasında korunmasını amaçlar. Ancak, bu hakların uygulanması ve yorumlanması farklı mezheplere ve hukuk sistemlerine göre değişiklik gösterebilir.