Buzul Çağı, Nuh Tufanı, %30 Küçülme

Sosyal Medya Butonlarını Kullanarak Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz.

 

  Buzul çağında yaşayan canlılar

     Yeryüzündeki toprakların %30’undan fazlasının buzlarla kaplandığı bir dönem olan son buz devri günümüzden yaklaşık 14.000 ila 10.000 yıl önce sona erdi. Günümüzde yaşayan hayvanların tamamı o zamanlarda mevcut olduğu gibi o devre has çok ilginç canlı türleri de bulunmaktaydı. Bunları en bilinenleri şunlardı:

1- Kılıç Dişli Kaplan: Yaklaşık 20 cm. boyunda dişlere sahip kedigiller sınıfından yırtıcı bir hayvan. Tahminen 12.000 yıl önce nesli tükendi. Günümüz kaplanlarından yaklaşık %30 daha büyüktü.

2- Korkunç Kurt: Yaklaşık 12.000 yıl önce nesli tükenen, günümüz kurtlarından yaklaşık %30 daha büyük bir kurt türüydü.

3- Mağara Aslanı: Amerika ve ve Avrasya olarak iki bilinen türü vardı. Günümüz aslanlarından %30 daha büyüklerdi.

4- Mamut: Günümüz fillerinin yakın akrabası. Görünüş olarak onlara çok benzer. Önemli farkları uzun kıllara sahip olması ve daha büyük dişleri. Genel olarak günümüz fillerinden %30 civarı büyüktüler.

5- Kısa burunlu ayı: Halen yaşayan en büyük ayı cinsi olan bozayıdan ortalama %30 daha büyüktü.

6- Neandertal İnsanı: Günümüz insanın yakın bir akrabası, eski insan türleri arasında hakkında en fazla kalıntı bulunan ve bilgi sahibi olunanıdır. Modern insandan daha büyük bir beyne ve yakın boylarda olmasına rağmen yaklaşık %30 daha fazla kas kütlesine sahipti. Neandertaller bize göre daha güçlü ve soğuya dayanıklıydı. Bu avantajlarına rağmen neden aniden neslinin tükendiği bilinmiyor. Birde ilginç bir husus daha var bu Neandertal insanı da dahil bu canlıların hiç biri Afrika kıtasında yaşamıyordu. Afrika’daki canlı türleri günümüzdekilerle ile aynıydı. Afrika adeta bütün dünyadan ayrı, etrafı çitlerle çevrilmiş bir bahçe gibiydi.

Modern insan türü Afrika kıtasından Dünya’ya yayılmıştır. Neandertal insanın neslinin neden tükendiği yukarıda bahsettiğimiz diğer canlı türleri gibi gizemini korumaktadır. Kimileri Afrika’dan yayılan modern insan Homo Sapiens tarafından yok edildiklerini ileri sürüyor. Halbuki Neandertal insanının güçlü yapısı ve beyin kapasitesi düşünüldüğünde bunun tam tersinin olması gerekirdi. Kaldı ki o devirde teknolojik olarakta modern insan ile neandertaller farklı değildi. Bulunan kalıntılar benzer alet ve silahları kullandıklarını göstermektedir.  Ayrıca hayvan türleri ile ilgili ortaya atılan iklim değişikliği tezi Neandertaller konusunda tamamen geçersiz olmaktadır. Neandertaller iklim koşullarına modern insandan daha dayanıklıydılar.

Bunlarla birlikte kısa burunlu ayı, dev tembel hayvan, amerikan atı, amerikan devesi, amerikan çitası, korkunç domuz, ayı köpek, hyaenodon gibi canlılarda buz devrinde yaşamıştı. Nice buz devirleri ve iklim değişimlerini atlatan bu hayvanlar bilinmeyen bir sebeple son buzul çağının bitiminde aniden ortadan kayboldu.

Yeryüzünde milyonlarca yıl yaşayan, pek çok buzul çağını ve iklim değişikliğini atlatan bu hayvanların son buzul çağının bitiminde neden aniden yok olduğu henüz gizemi çözülememiş bir meseledir.

Bu konuda farklı tezler ileri sürülmektedir:

1- İklim değişikliği: Değişen koşullar sebebiyle besin kaynaklarının azaldığı ve böylece bu canlıların neslinin tükendiğini ileri sürenler vardır. Başta buzul çağının bitimi sebebiyle değişen iklim koşulları düşünüldüğünde bu tez akla yatkın gibi gelse de bu tezin ciddi mantık hataları bulunmaktadır. Örneğin buz devri bitiminde Amerika kıtasında nesli tükenen canlılarla birlikte günümüzdeki kurt, ayı, bizon, geyik gibi hayvanlarda yaşıyordu onlara bir şey olmazken diğerlerinin nesli tükendi. Neredeyse her biri bir tonluk bizonlardan oluşan sürüler yiyecek bulurken, kalabalık geyik sürüleri ovalarda dolaşırken bunlarla aynı alanı paylaşan atların ve develerin Amerika Kıtasında neslinin tükenmesi hiç mantıklı değil. Özellikle deve en zor şartlara dayanıklı bir hayvan. Bizon, geyik gibi hayvanlar dururken en zor şartlarda yaşayabilen devenin açlık sebebiyle neslinin tükenmesi pek mümkün görünmüyor.

Birde bu av hayvanları ile beslenen etçiller meselesi var. Sayılarının azalması beklenebilirdi ama benzerlerinden daha üstün yeteneklere sahip kılıç dişli kaplan, mağara aslanı, kısa burunlu ayı gibi etçil türlerin halen bizon ve geyik gibi av kaynakları hayatta iken nesillerinin tükenmesi mantıklı değil.

2- İnsan etkisi: Neandartel insanı da dahil bu canlıların neslini günümüz insanın tükettiğini ileri süren görüşlerde bulunmaktadır. Bu tezin çok sayıda açığı vardır. Öncelikle o devirde yeryüzündeki insan sayısı çok azdı. Afrika’da günümüzde bile fil, aslan, gergedan, su aygırı, sırtlan vs. gibi çok sayıda hayvan insanlarla yan yana yaşamaktadır. Son yüzyıldaki modern silah kullanımına kadar bu hayvanların sayılarında önemli bir insan etkisi olmamıştır. Günümüzde bile durum böyleyken çok daha az insanın ve bugünkünden çok daha fazla çeşit ve boyutta korkunç yırtıcıların olduğu bir devirde insanın bu canlıları yok etmesi mümkün değildir. Ayrıca İnsan Amerika kıtasında at ve deve gibi hayvanları tüketip neden bizon ve geyik gibi hayvanları bıraksın? Eğer insan etkisi olsa bunun tam tersi olması gerekir.  Orada tüketmiş ise peki bunu neden Asya veya Afrika’da yapmadı?

Nesli tükenen bu hayvanlar döneminde günümüzde yaşayan kurt, ayı, bizon, geyik gibi hayvanlarda onlarla beraber yaşamaktaydı. Yok olan hayvanlara baktığımızda günümüzün en korkunç yırtıcıları olan Aslan, Kaplan, Ayı, Kurt, Sırtlan gibi hayvanların bile o dönem yırtıcıları karşısında küçük ve narin yapılı kaldıklarını görüyoruz. İnsan etkisiyle nesilleri tükenmiş olsa en başta Afrika’da şu an hiç büyük hayvan türü kalmaması gerekirdi.

Buz devri ile ilgili en dikkat çekici ayrıntılardan biriside Neandertal insanı da dahil, yok olan bu canlıların günümüz benzerlerinden yaklaşık %30 daha büyük veya güçlü olmalarıdır. Buz devrinde Dünya’nın yaklaşık %30’nun buzlu kaplı olduğu da düşünüldüğünde bu rakam çok enteresan bir ayrıntı.

Bu canlıların fosillerinin çoğunluğu, büyük bir sel baskını sonucu oluşmuş gibi görünen kalın çamur tabakalarının altından veya katran kuyularından çıkarılmaktadır. Ayrıca mağaralarda bulunan fosillerde mevcuttur. Bulunan kalıntıların çoğunluğu üst üste yığılmış toplu ölümlere işaret etmektedir.

Acaba başta Kuran olmak üzere Kutsal kitaplarda anlatılan Nuh tufanı ile bu yok oluşların ilgisi bulunabilir mi? Nuh tufanı Avustralya aborjinlerinden, Afrika, Asya hatta Amerika kızılderililerine kadar neredeyse bütün toplumlarda benzer şekilde anlatılmaktadır. Birbirleriyle hiç bir temasta bulunmamış olan insan topluluklarının bile aynı sel felaketi hikayelerini anlatmaları gerçekten çok düşündürücü.

Acaba Hz. Nuh’un yaşadığı dönem buz çağının sonu muydu? Gemisine aldığı hayvan türleri günümüzde yaşayan hayvan türleri miydi?

Hud 40: ”Emrimiz gelipte, tennur feveran ettiği zaman “Hepsinden ikişer çift ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri ona yükle” demiştik. Zaten onunla beraber pek az kimse iman etmişti.”

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Sosyal Medya Butonlarını Kullanarak Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir