Kredi çekmek ve vadeli hesap günah mı?

Sosyal Medya Butonlarını Kullanarak Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz.

 

Kredi çekmek haram mı ?

İslam dininde kredi çekmek günah mı sorusu her zaman güncel olan bir meseledir. Zaruri ihtiyaçlar olarak görüldüğü ve yüklü miktarda para gerektirdiği için özellikle ev kredisi çekmek günah mı, araba almak için kredi çekmek caiz mi soruları en sık karşılaştığımız konulardır. Bu meselelerden daha zor olanı ise zaruret halinde kredi çekmek meselesidir.

Kredi sistemi nasıl işler ?

Bankaların ana gelir kaynağı kredi vermektir. Yani faizli borç. Vadeli hesaba yatırdığınız paranızla aslında dolaylı olarak sizde tefeci olursunuz. Çünkü banka bu parayı başkalarına kredi vermek için kullanır. Banka borçludan aldığı faiz gelirinin bir kısmını kendisi alır kalan miktarı size verir. Yani borçludan alınan faizi paylaşırsınız. Vadeli hesabınızla sizde dolaylı yoldan tefeci sayılırsınız.

Faizsiz hesap caiz mi ?

Bankalarda bütün para tek bir havuzda toplanır. Siz paranızı ister vadeye yatırın yada vadesiz hesapta tutun fark etmez, banka bu paranın tamamını kredi sisteminde kullanır. Bankalar sizin paranızı vadesiz hesapta tutmanızdan çok memnun olur.

Zaruret halinde kredi çekmek

Bu başlık altında genelde borç ödemek için kredi çekmek, ameliyat olmak için kredi çekmek, ilaç almak için kredi çekmek gibi zaruri durumlarda kredi çekmenin hükmü sorulmaktadır. Bu konu domuz eti örneğine benzer. Bilindiği gibi, açlıktan ölme durumuna gelmiş birisi kendisini ölümden kurtaracak kadar domuz eti yiyebilir. Zaruri durumlarda kredi çekmek ancak bu örnekteki gibi ”hayati” durumlarda olabilir. ”Kira vermeyeyim ev sahibi olayım, güzel yatırım fırsatı var kaçırmayayım” gibi durumlar bu kapsama girmez.

Katılım bankaları caiz mi?

Belki size şaşırtıcı gelebilir ama katılım bankalarının günahı normal bankalardan bile daha fazladır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Katılım bankaları helal mi? makalemizi okuyunuz.

Vadeli hesap faizi ile kira geliri aynı şey mi?

Bazıları faiz paranın kirası demektedir ve ev, dükkan kirası almanın faiz ile aynı şey olduğunu iddia etmektedir. Kesinlikle vadeli faiz geliri ile kira geliri aynı şey değildir. Faiz sisteminde hiç bir risk almazsınız, herhangi bir kar-zarar ortaklığı yoktur. Parayı verir her ay daha fazlasını alırsınız. Borçlu ödeme yapmazsa banka haciz yoluyla elinde ne varsa alır. Kira gelirinde ise bütün risk size aittir. Örneğin kiraya verdiğiniz ev deprem veya başka bir nedenle hasar gördü, oturulamaz raporu verildi diyelim, kiracı alır eşyasını gider bütün zarar size kalır. Ortada kiracının eskittiği, tükettiği somut bir mülk vardır. Kira, bu aldığınız riskin ve mülkün kullanımının bedelidir.

Kredi çekmek neden günah ?

Kuran’da faiz kesin bir dille yasaklanmış ve büyük günahlardan sayılmıştır.

Bakara 275: ”Faiz (riba) yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalkışı gibi kalkarlar. Bu, onların: “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de vazgeçerse artık geçmişi kendisine, işi de Allah’a aittir. Kim de (faize) geri dönerse, artık onlar ateşin halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.”

Peki günümüzdeki kredi sistemi Kuran’daki faiz yasağı kapsamına giriyor mu ?

Zekat-faiz ilişkisini hiç düşündünüz mü? Faizin haram olmasının en büyük sebebi zekat ile olan ilişkisidir. Faizin haram olmasının en büyük sebeplerinden birisi zekat ibadetine engel olmasıdır.

Çoğu kişi faizi sıradan bir ekonomik argüman olarak görüyor. Gerçekte faiz zekat, sadaka gibi maddi yardımların önünde ki en büyük engeldir. Faiz denince akıllara sadece bankadan çekilen krediler yada tefeciler gelmemeli.  Faizin oluşturduğu suni zenginlik zekatın önündeki en büyük engeldir.

Zekat Kuran’da neredeyse namaz kadar sık tekrarlanan ama günümüzde en az yerine getirilen ibadettir. İbadet özelliği yanında sosyal yardımlaşmanın sağlanması ve gelir eşitsizliğinin azaltılması için gereklidir. Fakat günümüz faiz çarkı ve yanlış yönlendirilen toplumsal anlayış sebebiyle zekat neredeyse unutulan bir ibadet haline gelmiştir. Geleneksel din anlayışı da zekat önünde engel teşkil etmektedir. Bu anlayışa göre zekat kişinin her yıl mal, mülk, parasının 1/40’ini fakirlere dağıtması zorunluluğu olarak anlatılmaktadır. Kuran’da böyle bir oran verilmemektedir:

Bakara 219 :”Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “Verebildiğiniz her şeyi.” Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz.” (Bu ayet genelde ihtiyaçtan arta kalanı diye çevirilir ama ayette geçen ”afve” kelimesi daha çok vazgeçebildiğiniz, verebildiğiniz manasına yakındır.”

Maalesef günümüzde kendini Müslüman olarak tanımlayanlar zekat vermemek için çok çeşitli bahaneler geliştirmiş durumdadır. Çoğu kişi için maddi yardım senede bir defa verdikleri 50-100 tl’lik fitreden ibarettir. Yardım yapılan kişinin rencide olmaması için uygulanan gizli yardım prensibi suistimal edilerek bu gizlilik sayesinde neredeyse hiç yerine getirilmemektedir.

Müslüman diye nitelenen ülkelerin gerçekte münafık olduğunu en iyi gösteren kriterlerden biriside zekat ibadetidir. İslamın şartı olarak kabul edilen bir ibadet gene en az İslam ülkelerinde yerine getiriliyor. İslam ülkesi etiketi taşıyan ülkelerde kafir denilen batı ülkelerinden çok daha fazla gelir adaletsizliği bulunmaktadır.

Günümüzün zekattan kaçış bahanelerinden en popüler olanı kredi borcudur. Müslüman etiketli ülke halkı hiç haramdır diye korkmadan eline geçen her üç-beş kuruş paranın üzerine kredi çekerek yeni ev yada araba almaya çok hevesli. Yılarca bu faizli borçlar ödeniyor o bitince hemen tekrar borçlanılıyor ve böylece bu kısır döngü hiç bitmiyor. İster zengin ister orta halli olsun herkes aynı çarkın içinde. Tabi çok sevdikleri gelenekselci hocaları da fetva vermişler ”borç düşüldükten sonra kişinin kalan malı 80 gr altından fazla ise zekat verir daha fazla malı yoksa zekat düşmez” Bu borcu olana yeni eşyalar, yeni kıyafetler, tatiller, pahalı yemekler her şey düşüyor ama zekat düşmüyor. Bu sürekli borçluluk hali yüzünden zekat ibadeti yerine getirilmiyor. Kredi çekerek faiz günahına girilmesi yetmiyormuş gibi bu günah zekat vermemenin bahanesi olarak kullanılıyor.

Tamam kredisini ucu ucuna denkleştiren, zor bela ödeyen, her şeyden kısanlar da var ama onlar da bu borcu bitirmeye görsün hemen bir yenisine başlıyorlar durmak yok.

Faiz sisteminin zekat ibadeti önüne ördüğü tek duvar kredi değil. Birde parasını faiz geliri için vadeye yatıranlar var. Banka hesabınızdaki para miktarı ne kadar yüksek ise her ay o kadar fazla faiz alıyorsunuz. Bu havadan gelen para insanların çok hoşuna gidiyor. Zekat veripte para miktarını azaltmak demek faiz gelirinde düşme demek, bu düşüşte lafa gelince kendini Müslüman sayan bazı kişileri çok rahatsız ediyor. Aslında işin maddi tarafı bir yana faizin oluşturduğu psikolojik etki de zekata engel oluyor.

Kredi çekerek veya faize para yatırarak hep vadeler için çalışıyor yada bu vadelerin gününü bekliyoruz. Peki dünya hayatınında vadeli olduğunun farkında mıyız? Faiz için beklediğiniz vade dolmadan yaşam sürenizin vadesi gelebilir. Artık son dakikada edilen tevbe fayda etmez.

Kuran hükümleri derin hikmetler içermekte ve her döneme hitap etmektedir. Yaşadığımız çağın şartları gibi bahanelere sığınmayalım kötü olan her zaman kötüdür. Allah yolunda olmak elbette sabır ve çaba gerektirir.

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Sosyal Medya Butonlarını Kullanarak Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir